Yeni Sayfa 1

   DOLAR   2.11    % 0,33
  EURO   2.90   % -0,05
   ALTIN   88.4   % 0,54
 IMKB  72.548    % +0,48
  PETROL  106.2  % 1
Ülkelerin milli geliri kişi başı Gelirleri

24 Temmuz 2013 Yazan  
Kategori EKONOMİ

ekonomi ilk 20Ülkelerin milli geliri kişi başı Gelirleri 2012 yılı sonu ile birlikte 16 trilyon dolarlık Amerika Ekonomisi 1.sırada ,Çin ekonomisi 7 trilyon dolarlık bir ekonomi,Japonya,almanya ve ab agırlıklı bir ilk 20 den oluşuyor.

Türkiye 851 milyar dolarlık bir ekonomiye sahip . Devamini oku

756 views

Ülkelerin gsmh sıralaması

01 Aralık 2012 Yazan  
Kategori DÜNYA

1 -Katar – 88.539

2 - Lüksemburg – 76.224
3 -Norveç – 65.785
4 -  İzlanda – 56.364
5 – İrlanda – 49.533 Devamini oku

3.059 views

Ülkelerin Milli gelirleri ve Nüfusları

14 Eylül 2012 Yazan  
Kategori DÜNYA

ülkelerin Milli gelirlere ve kişibaşına düşen gelirleri,çin milli geliri,amerikanın milli geleri,gayri safi milli hasılalar,gsmh rakamlar

DUNYA GSMH :80.097.426 ($) ,Dunya Nufusu 6.973.738.433  Devamini oku

2.387 views

Çin Ekonomisinin yükselişi

18 Eylül 2011 Yazan  
Kategori ASYA

Türkiye Ekonomik büyümede Rakibi Çin sürekli büyüme Potansiyelini SürdEXPO Dünya Fuarı’nın sonuncusuna da ev sahipliği yapan Şanghay, fuarda kırdığı rekorlar ve muhteşem organizasyonlarla bir kez daha dikkatleri üzerine çekti.Çin 2011 yılında ilk çeyrekye türkiyenin gerisinde kalsada 2 çeyrekte türkiyeyi geçti Türkiye 7 Çeyrektir Büyüyor Çin İse Sürekli Aramaızda Son 20 yılda Büyüme Olarak 10 kata yakın fark var.

Birkaç asır önce basit bir balıkçı köyü olan Şanghay, 20 milyonu aşkın nüfusu en büyük ticaret merkezi ve Asya ekonomisinin en önemli liman şehirlerinden biri oldu Devamini oku

451 views

Çin Gsmh

07 Kasım 2010 Yazan  
Kategori EKONOMİ

ÇİN EKONOMİSİ

Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1949 yılından beri Çin ekonomisi hızlı gelişme kaydetti. Özellikle reform ve dışa açılma politikasının uygulanmaya başladığı 1978 yılından bu yana Çin ekonomisi her yıl yüzde 9’u aşan büyüme hızıyla sürekli ve sağlıklı doğrultuda gelişiyor. 2003 yılında Çin’in yurtiçi gayri safi milli hasılası 1 trilyon 400 milyar ABD dolarına ulaştı ve Çin ekonomisi ABD, Japonya, Almanya, İngiltere ve Fransa’dan sonra dünyada 6. sırada yer aldı. 2003 yılının sonuna kadar Çin’in kişi başına düşen gayri safi milli hasılası 1000 ABD dolarını geçti.
Çin’de yurtiçi yatırım ve tüketim durumu olumlu şekilde sürüyor. 2003 yılında Çin’de tüm toplumun sabit mülkiyetine yapılan yatırım 5 trilyon 50 milyar yuanı; tüm toplumun tüketim mallarının genel perakende hacmi ise 4 trilyon 600 milyar yuanı buldu. Dış ticaret hacmi İngiltere ve Fransa’yı aşarak ABD, Japonya ve Almanya’dan sonra dünyada 4. sırada yer alarak 850 milyar ABD dolarına ulaştı. 2003 yılının sonuna kadar, Çin’in döviz stoku Japonya’dan sonra dünyada ikinciliğe yerleşerek 400 milyar ABD dolarını aştı.

Reform ve dışa açılma politikası ile modernizasyon yapılanmasının uygulandığı son 20 yıldır Çin’in planlı ekonomiden sosyalist piyasa ekonomisine geçişi asıl olarak tamamlandı. Sosyalist piyasa ekonomisi yapısal açıdan gitgide sağlamlaştırılarak mükemmelleştiriliyor

. Bunun yanında piyasanın dışa açılması büyüyor, yatırım çevresi gelişiyor, finans sisteminin reformu da istikrarlı bir doğrultuda ilerletiliyor. Bunlar Çin ekonomisinin sürekli gelişmesini garanti altına alan atılımlar.

21. yüzyılla birlikte Çin, insan ve doğa, insan ve toplum, kent ve köy, ülkenin doğusu ve batısı, ekonomi ve toplumun kapsamlı ve eşgüdümlü geliştirilmeleriyle ilgili kapsamlı düşünceler ileri sürdü. 2002 yılında düzenlenen Çin Komünist Partisi 16. Ulusal Kongresi’nde, 2020 yılına kadar orta halli refah toplumunun kapsamlı yapılanmasına ilişkin mücadele hedefi ortaya kondu.

Bu köşede küresel ekonominin makro dengesizliklerinde Çin’in oynadığı rolden sık sık söz ettim. Çin, üreten ama az tüketen bir ekonomi olarak devasa büyümesini ihracata dayandıran bir ülkeydi. İhracat milli gelirinin yüzde 50′sine ulaşmıştı. Özel tüketim milli gelirin yüzde 35′ine kadar düşmüştü. 1980′lerde bu oran yüzde 50 civarındaydı. ABD’de ve Türkiye’de aynı oranın yüzde 70 civarında olduğunun altını çizelim. Çinli aileler kullanılabilir gelirlerinin yüzde 25′ini tasarruf ediyorlar. Toplam tasarruf oranı ise yüzde 50′yi buluyor.
Bu tüketim tasarruf yapısının yüzde 10′un üzerinde büyüme üretebilmesi için doğal olarak üretilen ticari malların büyük bölümünün ihraç edilmesi gerekir. Bu ölçüde ihracat yapabilmek için de çok rekabetçi bir ekonomiye sahip olmanız gerekir. Başta ücretler olmak üzere üretim maliyetlerinin düşüklüğü yetmez. Yerli paranın da düşük değerli olması gerekir. Çin de bunu yapıyordu. Batı’nın, özellikle de ABD’nin bastırmasına rağmen Yuan’ı dalgalanmaya bırakmadı. 2005′ten bu yana Yuan’ın dolara karşı yüzde 20 gibi çok sınırlı oranda değerlenmesine izin verdi sadece. Bu dönemde doların euro ve YTL karşısında yüzde 30′dan fazla değer kaybettiğini düşünürsek, Çin’in rekabet gücünü daha iyi kavrarız.
Ama şimdi Çin’in değişmesi gerekiyor. Yıllarca reddettiği reevalüasyon, son aylarda doların değerlenmesi ile bir ölçüde kendiliğinden gerçekleşti. Dahası, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin paraları kriz ortamında değer kaybetti. Çin bu ülkelere olan rekabet üstünlüğünde büyük yara aldı. Kısa süre önce kasım ayında ihracatın ilk kez düştüğünü öğrenen Çinliler şoke oldular. Son tahminler Çin ekonomisinin bu yılın 4. çeyreğinde yüzde 6 büyüyeceğini söylüyor. Çin için bu oran durgunlukla eşdeğer. Her yıl tarım dışı işgücüne 20 milyon insan katılıyor. Bu kadar insana iş bulmak için Çin’in asgari büyüme hızının yüzde 8 olması gerektiği hesaplanıyor.
Yetersiz büyüme Çin’i ve rejimini siyaseten zorlar. Yüksek büyüme sadece yoksulluğu geriletmekle kalmıyor, aynı zamanda Çin’in geri kamu ekonomisinin zaaflarını da örtüyordu. Şimdi “kral çıplak” kalmak üzere. Devalüasyon çare değil. Fiyatları düşürerek krizdeki Amerikalılara mal satamazsınız. Çin içe dönmek zorunda. Ürettiğinin çoğunu giderek kendi tüketicisine satmak zorunda. Ancak, yüksek tasarrufa ve ihracata dayalı bir ekonomiyi yapısal olarak içe yöneltmek hiç kolay değil.
Ücretleri hızla yükseltemezsiniz. Aksi takdirde ihracat durur. Tasarruf oranını düşürmeniz gerekiyor. Bu da Merkez Komitesi kararıyla olmaz. Çinlilerin tasarruf davranışlarının değişmesi için, geniş sağlık sigortası, işe yarar bir emeklilik rejimi, işsizlik tazminatları gibi sosyal güvenliğe dayanan bir refah devleti inşa etmek gerekiyor. Bu da zaman ister. Ayrıca Çinlilerin beğenileri ile Amerikalı ve Avrupalıların beğenileri pek çok alanda farklı. İç pazara uygun mallar üretmek gerekecektir. Bu da yatırım ve zaman işi.
Küresel ekonominin krizden çıkışı eski küresel düzene geri dönmekle olmayacak. Esas olarak ABD ve Çin’in ekonomik yapılarının değişmesiyle olacak. Bu da yarın olmayacak. Bu nedenledir ki, bu kez krizden çıkış eski çıkışlara kıyasla daha yavaş olacak ve daha fazla zaman alacak. Rubini’ye hak veriyorum. 2010 ve 2011′de Amerikan ekonomisinde büyüme yüzde 1,5-2′yi geçmez. Bu tüm ülkelerde yavaş büyüme demektir. Türkiye ekonomisi için de. İşler oluruna bırakılırsa kimse 2010′da yüzde 5-6 büyüme beklemesin.

763 views

     
           

|

 

Sitedeki haberler Ekonomistim.com a Aittir.Sitemizi belirterek - Kaynak Gostererek kullanabilirsiniz.. Sitemizde Yapilan Yorumlar Aciklama Niteligindedir.,Sitemizde bulunan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatiirim danismanligi kapsaminda degildir. Yatirim danismanligi hizmeti; araci kurumlarla yapilacak anlasmalar cercevesinde yatirim danismanligi firmalari tarafindan sunulmaktadir. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanlarin kisisel goruslerini icermektedir. Sadece Sitemizde bulunan yorum ve bilgilerle yatirim karari verilmesi piyasa sartlarinin esnekligi , Ekonomilerin Sosyal siyasal tum etkilere acik olmasi yatirimlarizda zarar etmenize neden olabilir.Bilgiler Kisisel gorus ve tahminler icerir.Sadece bu bilgilerle yatirim yapilmasi tavsiye edilmemektedir .Borsa-Ekonomi    Yorumlari Kesinlik icermemektedir.!! 

          Ekonomistim.com 2005 Istanbul-Turkey (BERSA Bilisim ve Ekonomi Hizmetleri)

                                           Copyright � 2005*2011 | WEBMASTER | | EKONOMiSTiM Turkiye | EKONOMiSTiM.COM